Google
 

Pazar, Şubat 10, 2008

Punky´nin Assy`ye olan sevgisi...


Photobucket

Iki haftalik birliktelik onlari baya yaklastirdi birbirine. Hic alisamiyacaklarini düsünmüstüm ilk günler. Baya bir endiselenmistim, iki kedili olan dostlara, internet dostlarima sordum. Acaba alisabilecekler mi diye.
Simdilik arkadasliklari cok iyi gidiyor. Eskiden Punky bizimle oynamayi daha cok isterdi. Simdilerde Assy ile dostlugu cok güzel gidiyor, Punky´ye bizi aratmiyor. Biz de onlari büyük bir zevkle izliyoruz...

Cumartesi, Şubat 09, 2008

Weisse Schlangenhaargurke (Trichosanthes anguina)




Familie:
Cucurbitaceae (Kürbisgewächse)
Art:
Trichosanthes cucumerina L. var. anguina (L.) Haines

dt. Name:
Schlangenhaargurke

Heimat:
Indien

Weisse Schlangenhaargurke (Trichosanthes anguina)

Diese weiss gesprenkelte Gurke wird über 1m lang und ist in Indien ein weit verbreitetes Kochgemüse. Die Zubereitung der langen wirklich schlangenförmigen Früchte ähnelt der von Auberginen.
Samenportion

Aussaatanleitung
Einjährige Pflanze. Aussaat: Vorkultur. Keimt bei ca 20 °C. Die Saat wird mit der 1-2 fachen Dicke des Samens mit Erde bedeckt. Kräftige Pflänzchen auspflanzen oder Gewächshauskultur.

Yilan Salataligi

Degisik bir salatalik cinsi sebze. Anavatani Hindistan olarak biliniyor.
Türkce karsiligi, yilan sacli salatalik.
Uzunlugu yaklasik bir metreyi gecen, patlican lezzetinde bir salatalik türü.
Hindistan´da cok degisik sebze yemeklerinde kullaniliyor.

Bir yillik olan bu bitkiyi 20 derece sicaklikta direk olarak topraga 1-2 tohum atarak
(her ocak icin) veya önceden cimlendirerek fide olarakta dikebilirsiniz.

Cuma, Şubat 01, 2008

Subat ayi Bahce calismalari


Yerleri degisecek genc agaclarin, yer degistirmesi icin son ay. Agaclara su yürümeden bu ay bu islerin bitirilmesi gerekir.

Meyve agaclarinin budanmasi yapilacak isler arasinda.

Pirasa ve sogan tohumlari cimlenmesi icin ekilir.

Kardan kirilan dallarin bakimi yapilir.

Meyve agaclarina gübre verilir.

Kisin sogugundan korumak icin iceri aldigimiz saksi bitkileri uygun bir sekilde sulanir.

Kuslar icin kus kafesleri uygun olan yerlere asilir.

Bahce aletlerinin bakimi yapilir.

Bu isleri yaparken topraktan bas gösteren cigdemler sevinc kaynagimiz olur...

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Punky ve Assy ile bizim evde son durumlar...




Assy´nin bizim evdeki ikinci günü. Punky ile birbirlerine bir metreye kadar yakinlastilar. Diger ev kedileri gibi dost olabilacekler mi? Bilemiyorum ama cok da merak icindeyim. Bütün haftasonum onlari gözlemlemekle gecti. Assy henüz yeni ameliyatli. Punky´nin ona zarar vermesinden korkuyorum. Kedilerle ilgili hangi web siteye girdiysem, hep iki kedi tavsiye ediliyor. Bakalim bizimkiler bir arada yasamayi ögrenebilecekler mi?

Cumartesi, Ocak 26, 2008

Punky Pasha ve Assy Lady







Punky gectigimiz yil 6 Haziranda ailemize katilmisti. Tam dokuz aylikken. Punky bir erkek. Uzun zamandir ona bir arkadas istiyorduk ve bugün Asy´yi ailemize kattik. Assy´nin annesi Siyam Cat Babasi ise Maine Coon Cat.
Bir oglumuz vardi simdi birde kizimiz oldu. Assy, 3 Haziran 2007 dogumlu.
Simdilik pek pas vermiyor Punky´ye ama Punky de Assy´ye pek fena bakiyor. Bakalim nasil alisacaklar birbirlerine.

Pazar, Ocak 20, 2008

Pazartesi, Ocak 14, 2008

Kutlama ve Davet



Türkiye Gürcüleri Platformu

1. Kurulus yilini kutluyorum. Tüm Gürcülere ve kendini gürcü hissedenlere
(benim gibi) selam olsun...
Sitemizin; dostluk ve kardesligin bütünlestigi, hepimizin hoscavakit gecirdigimiz, bilmedigimizi ögrendigimiz, bilgimizi paylastigimiz gözde sitelerden biri oldugunu düsünüyorum.
Tabiki bende buradayim. Selam ve sevgilerimle...
Sonja

Korallenstrauch (Erythrina crista-galli L.)


Burada büyük saksilar icinde kapali bahce ve teraslarda yetisen,
Akdeniz ülkelerinde bahcelerde yetistigi görülen bu cicegin anavatani Brezilya.
3 metreye kadar büyüyen bu agaccik, Temmuz ayindan Ekim ayina kadar cicek aciyor.
Cok güzel exotik kirmizi cicek acan bu agaccik, saksilarda yeistirilen engüzel cicek acan agaccik olarak nitelendiriliyor. Kis dönemini tamamen kuru(sulamadan) olarak ve en fazla 5 derece olan bir yerde gecirmesi gerekiyor.

Familie:
Fabaceae
(Schmetterlingsblütler)

Art:
Erythrina crista-galli L.

dt. Name:
Korallenstrauch-Hahnenkamm
Fabaceae, Faboideae (Schmetterlingsblütengewächse, Schmetterlingsblüten-Geschwister) - Leformix: plt.trh.spt.mal.ros.ros.fab.fab.fab.ern.crl

Beheimatet in Brasilien. Bei uns gelegentlich als Kübelpflanze kultiviert, im Mittelmeergebiet auch in Gärten anzutreffen.

Bis zu 300 cm hoch werdender Strauch oder kleiner Baum mit hellgrünen, ovalen Blättern und leuchtendroten, bis zu 4 cm langen Blüten, die bei uns zwischen Juli und Oktober erscheinen. In den Fruchtschoten befinden sich zwischen 2 und 5 schwarze Samen (Erythrina americana hat rote Samen).

Brasilianischer Korallenstrauch (Erythrina crista-galli)

In seiner Heimat dient der Korallenstrauch der Beschattung von Kaffeeplantagen. Bei uns wurden teilweise kleinwüchsige Arten herangezüchtet, die eine Kultur als Kübelpflanze erleichtern.

Der Brasilianische Korallenstrauch enthält in allen Pflanzenteilen Erythrina-Alkaloide. Die Wirkung dieser Verbindungen soll dem südamerikanischen Pfeilgift Curare ähneln, wobei von machen Autoren (Roth) behauptet wird, daß die sie auch bei oraler Aufnahme eintritt. Andere Autoren bezweifeln dies und glauben, daß bei unverletzter Mund- und Magenschleimhaut keine Lähmungen zu beobachten sind (Teuscher/Lindequist). Erythrina-Alkaloide zeichnen sich durch eine weitestgehend gleiche Grundstruktur aus, dennoch befindet sich eine Vielzahl Alkaloide in den Erythrina-Arten, die sich durch das Substituenten-Muster unterscheiden. Zwei typische Vertreter sind das Erysodin und das Erysovin.
Erysodin

Pazar, Ocak 13, 2008

Punky´min Yatak Keyfi...



Acaba biz mi onu sahiplendik, yoksa o mu bizi sahiplendi?
Biz neredeysek o da orada. Cok derin uykuda bile olsa eger biz diger odaya gecmissek mutlaka zaman gecirmeden yanimizda beliriyor.
Son zamanlarda yorgan altina saklanma aliskanligi da basladi.
Kendi kendine oyunlar yaratiyor.
Bugün onu aldigim barinagi aradim yine. Punky´ye mutlaka bir arkadas istiyorum. Aldigim cevap nisan mayis aylarina kadar beklememiz gerektigi.
Naapalim bekleyecegiz artik. Iki kedi belki biraz fazla olacak ama sonucta bu Punky´min mutlulugu... Sizcede öyle degil mi?

Cumartesi, Ocak 12, 2008

Çikolata



Çikolata, dünyanın en sevilen yiyeceklerinden biridir ve tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılır. Çikolataya istendiğinde fıstık, fındık ve süt de katılır. Çikolata besin değeri yüksek, bedeni geliştiren ve enerji veren bir yiyecektir.

Türk Gıda Kodeksi'ne göre tanımı; Kakao ürünleri ile şeker ve/veya tatlandırıcı; gerektiğinde süt yağı dışındaki hayvansal yağlar hariç olmak üzere diğer gıda bileşenleri ile süt ve/veya süt ürünleri ve Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde izin verilen katkı ve/veya aroma maddelerinin ilavesi ile tekniğine uygun şekilde hazırlanan ürünü ifade eder.

Çikolatanın tarihi 19. yüzyılda başlar, ama öyküsü daha eskidir. İspanyol kâşifler Kristof Kolomb ve Hernán Cortés, 16. yüzyılda Orta Amerika'ya yaptıkları gezilerden yanlarında bir içecekle döndüler. Bu içecek, Mayalar ile Azteklerin kakao çekirdeklerinden elde ettikleri bir içecekti. Öğütülmüş kakao çekirdeklerinin suyla karıştırılmasıyla elde ediliyordu. Adı "çokolatl"dı ve Aztek dilinde "ekşi, acı içki" anlamına geliyordu. Aztekler, içine biber ve başka baharat kattıkları bu içkiyi soğuk olarak içiyorlardı. İspanyollar ise aynı içkiyi şekerli olarak içmeye başladılar. Bu içeceğin gizi yaklaşık 100 yıl boyunca saklı kaldı. Fransa'ya ve Avrupa'nın öteki ülkelerine ancak 17. yüzyılda yayılabildi. Çok aranan bir içecekti, ama pahalı olduğu için yalnız zenginler içebiliyordu. 1700'lerde İngilizler süt katarak içeceğin tadını geliştirdiler. Yumuşak, tatlı ve yenebilir çikolata yapma yöntemi 19. yüzyılın ortalarında bulundu. 1876'da İsviçreliler süt ve şekeri çikolatayla karıştırarak bugünkü sütlü çikolatayı yapmayı başardılar.
Kakao yetistiriciligi asamalari fotograflariyla burada
Latince adı “tanrıların besini” anlamında Theobromocacao olan kakao ağacından elde edilen kakao, Batı Afrika, Batı Hint Adaları ve Güney Amerika’da üretilir. Kakao ağaçları dört yaşından sonra meyve vermeye başlar. Boyu 4-10 metre olan ağaç yılda iki kez ürün verir. Gövdeye ya da ana dallara yakın yerlerde çıkan meyve, olgunlaştığında uzunluğu 35 cm kadardır. Bir meyvenin içinde yaklaşık 2,5 cm boyunda 20-40 tohum, yani kakao çekirdeği bulunur. Etli, olgun meyvelerin içinden çıkarılan çekirdekler birkaç gün mayalanmaya bırakılır. Daha sonra güneşte kurutulur ve böylece çekirdekler fabrikada işlenmeye hazır hale gelmiş olur. Fabrikada temizlenen kakao çekirdekleri kavrulur ve öğütülür. Elde edilen macun görünümündeki sıvı çikolata yapımında kullanılır. Ayrıca preslenerek kakao ve kakao yağı elde edilebilir.

Kavrulmuş kakao parçaları şekerle karıştırılır ve bir kapta ağır silindirlerle hamur haline getirilir. Bu hamur ince çikolata tabakalarına dönüştürülür ve ardından bu tabakalar kakao yağı katılarak yumuşatılır. Sonra dikdörtgen olukları bulunan bir makinenin içine koyulur. Oluklar içindeki silindirlerle çikolatayı yumuşak ve pütürsüz hale getirilir. Sonunda sıvıya dönüşen çikolata kalıplara dökülür ve soğutulur. Katılaşan çikolatayı çıkarmak için kalıp biraz ısıtılır. Sütlü çikolata, inek sütünden süttozu, vanilya ile başka tat ve koku vericiler eklenerek elde edilir. Değişik çikolatalar yaparken, çikolatanın yumuşak ve kolay işlenebilir olması için soyafasulyesinden elde edilen "lesitin" maddesi de eklenir.
Cikolata yapimi fotograflari burada


schokoladenmuseum

Die Geschichte der Schokolade

Speise aus dem Paradies
Xocoatl (Schokoladewasser) nannten die Azteken den Kakao, der von ihnen als scharfes, eher salziges Getränk aus Kakaobohnen, Maismehl, Kaneelrinde, Chilipfeffer, Honig und Vanilleschoten unter Zusatz von Wasser zubereitet wurde. Schokolade erfreue, erfrische, tröste und kräftige jeden, der sie trinke, schreibt ein spanischer Chronist über den Konsum des Kakaos. In einem Bericht eines Offiziers aus dem Heer von Fernando Cortez heisst es: «Dieses Getränk ist ungemein gesund und nahrhaft. Wenn man eine Schale davon getrunken hat, kann man den ganzen Tag lang reisen, ohne weiteres Essen zu benötigen.» Für die Azteken war der Kakao göttlichen Ursprungs. Chat Ekchuah, der Gott des Kakaobaumes, hatte den Menschen diese «Speise der Götter» geschenkt.
Weiter lesen hier!

Cumartesi, Ocak 05, 2008

Kakao (Theobroma cacao)

Her zaman mutfakta gereksinim duydugumuz, pastalarimiza, cesitli tatlilarimiza tad ve renk veren kakao´´nun nasil yetistirildigini, faydalarini biliyormuydunuz?

Cevabini asagida yazida bulacaksiniz: Buyrun okuyun...


Kakao: (Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao tree / Hindbademi / Theobroma cacao) Vatani tropik Amerika ve Bati Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yasli dal ve gövdelerden çikmasi olayina kavliflor denir.) Kakao, theobroma denilen bir bitki türünün kurutulmus tohumlaridir.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10-15 m boyunda bir agaçtir. Çiçek ve meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin ancak 5-6 yasindan sonra meyvelerinden istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde, küçük bir hiyar büyüklügünde ucu sivri, tâzeyken limon sarisi-kirmizi renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açilmayan bir kapsüldür. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz veya açik mor renkteki ve bâdem seklindeki tohumlari kakao tânelerini teskil eder. Meyveler içerisinden çikarilan kakao tohumlari ya hemen veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu aci lezzet kaybolur ve aromatik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben bir kg, tohum elde edilir. Tâneler kavrulur, kizilimsi kahverengi un hâline getirilir ve yagi çikarilir. Yag çiktiktan sonra katilasan kakao, yeniden ögütülerek çok ince toz hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teskil eder.

Kullanildigi yerler: Kakaonun bilesiminde teobromin, kafein, kakao sâbit yagi vardir. Bol kalorili bir besindir. Ayrica %40 karbonhidrat, % 18 protein vardir. Kafeinden dolayi kahvede oldugu gibi yatistirici ve uyarici etkisi vardir. Az miktari kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylastirir, idrar söktürür. Fazla miktari zararlidir. Kakao kahve gibi ayrica süt ilâvesi ile de içilebilir. Kakao yagi çikarilmadan, çikolata îmâlinde kullanilir. Kakao yagi seker yapiminda oldugu gibi, pomatlarda da kullanilir.


Kakao (Theobroma cacao), 4-8 metre boyunda ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından çikolata yapımında kullanılan bir bitki türü.

Doğal yetişme alanı Güney Amerika olmakla beraber, Tropiklerin genelinde yetiştirilmektedir. Theobromin adlı bir alkaloit eldesinde ve kakao yağı eldesinde kullanıldığı gibi, kakaonun tohumları da çikolata yapımında kullanılmaktadır.

Kakao ağacını doğal yetişme alanları And Dağları'nın etekleri ile Amazon ve Orinoco ırmaklarının havzalarının 200-400 m yakınlarındaki yükseltilerdir. Orta Amerika'ya Mayalar tarafından getirildiği sanılmaktadır. Ilık iklimlerde düzenli yağmur alan, verimli topraklarda yetişir.



Kakao geleneksel olarak Aztekler tarafından su ve baharatla karışıtıralarak, özellikle dinsel ayinlerde kullanalan çikolata yapımında kulanılıyordu. İspanyol istilasından sonra Avrupa'ya getirilen kakao, süt ile karıştırılarak kullanılmaya başlandı ve kısa sürede popüler oldu. Kakao tozu zamanla kakao yağı ile karıştırılarak bugünkü çikolata ortaya çıktı.

Kakao, dünya çapında 70 bin kilometrekarenin üzerinde bir ekim alanına sahiptir. Üretimin % 40'ını gerçekleştiren Fildişi Sahilleri'ni, %15'er payları ile Gana ve Endonezya izlemektedir. Diğer kakao üreticileri, küçük miktarlarda olmakla beraber, Brezilya, Nijerya ve Kamerun'dur.



Kakao ağacının tohumları ya hemen ya da bir süre sonra mayanlandırılır ve ardından kurutulur. Böylece tohumun acı lezzeti kaybolur ve hoş bir koku meydana gelir. Bu taneler kavrularak un haline getirilip yagı alınır. Sonra yeniden öğütülerek, toz halindeki kakao elde edilir. Kakao, sütle karışıtırılıp içilir, ayrıca yağı alınmamış kakao tohumlarından çikolata yapılır.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Kakao"'dan alındı

Salı, Ocak 01, 2008

Yeni yilinizi Kutluyorum... Ein Frohes Neues Jahr!



Yeni Yılda tüm umutlarınızın gerceklesmesi, saglıklı, mutlu, huzur ve barıs dolu bir Yeni Yıl dileğiyle... Mutlu Yıllar!

Cuma, Aralık 28, 2007

Punky ve Güvercinler.


Disarisi eksi 4-5 derece ve oldukca soguk bir hava. Yerlerde biraz kar var. Evimizin mutfak penceresi arka bahceye bakiyor ve güvercinler hic eksik olmuyor.
Pencerenin acik olmasini firsat bilen kedimiz bir kac kacis denemesinden sonra camdan atlayip eve dönmeye alisti.

Arasira camdan güvercinleri izliyor. Güvercinler bahceye serptigim bugday taneleriyle karinlarini doyururken Punky´de onlari izliyor. Bazen güvercinler ondan bazende Punky güvercinlerden korkuyor.
Bahceye atladiginda araziye uyup yerde sürünüyor ve kuslari kovaliyor. Cok egleniyor cook... Neyse ki kuslar ona yakalama firsati vermiyor. Bu fotografta tam atlamaya hazirlanmisken.

Çarşamba, Aralık 26, 2007

Zakkum Cicegi-Oleander


Familie:
Apocynaceae (Hundsgiftgewächse)
Art:
Nerium oleander L. (Kultivar)



dt. Name:
Oleander

Zakkum (Nerium oleander), Apocynaceae familyasından Haziran-Eylül ayları arasında beyaz veya pembe renklerde çiçekler açan 2-5 m yüksekliğinde zehirli bir bitki türü.

Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir ve kışın yapraklarını dökmez. Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.


Morfolojik özellikleri Gövdeleri dik, esmer renkli ve silindir şeklindedir. Yaprakları mızrak şeklinde, kısa saplı, karşılıklı veya üçlü dairesel durumlarda dizilmiştir. Çiçekler, yalancı şemsiye durumunda toplanmış, güzel kokulu, büyük çiçeklerin sapları tüylü ve oldukça kısadır. Bitki zehirlidir.


Kullanımı Bitki kardiotonik glikozitler taşır. Dahilen idrar arttırıcı ve kalp kuvvetlendirici etkisi vardır. Fazla miktarda alındığında zehirlenmelere sebep olur. Haricen zeytinyağı ile yoğrulmuş olan yapraklar bilhassa uyuza karşı kullanılır. Bir gram kuru yaprak, insanlarda tehlikeli zehirlenmelere yol açar. Zehir etkisi kurutma ve kaynatmayla ortadan kalkmaz. Bu bitkiyi yiyen, ölmüş hayvanların etleri de zehirlidir.



Der Oleander (Nerium oleander), auch Rosenlorbeer genannt, gehört zu den Hundsgiftgewächsen (Apocynaceae). Alle Pflanzenteile sind giftig.

Oleander hat ein großes Verbreitungsgebiet in einem Streifen von Marokko und Südspanien über das ganze Mittelmeergebiet, den Nahen und Mittleren Osten, Indien bis China. Die früher vertretene Auffassung, bei den in Asien vorkommenden Wildformen handele es sich um eine eigene Art (Nerium indicum) wird wegen der zu geringen Unterschiede im Phänotyp heute nicht mehr bestätigt.

Oleander enthält das herzwirksame Glykosid Oleandrin. Es bewirkt Kopfschmerzen, Übelkeit und Krämpfe in der Stärke des Giftes des roten Fingerhutes. Bei stärkerer Dosierung können Herzrhythmusstörungen und Blockierungen der Erregungsleitung am Herzen auftreten, die zum Herzstillstand führen und tödlich enden können. Manchmal gelangt das Gift bei der Arbeit mit der Pflanze durch kleine Wunden in die Haut und kann Reizungen auslösen. Da die Blätter des Oleander extrem bitter schmecken, ist die Gefahr gering, dass kleine Kinder Oleander im Garten verzehren könnten. Jedoch schreiben schon antike Dichter über die Wirkungen der Pflanze, und im Mittelalter ist der Saft der Pflanze gegen Mäuse und Parasiten verwendet worden. Auch der gelbe Oleander (Thevetia peruviana) gilt als besonders giftig.

Kaynak wikipedia

Salı, Aralık 25, 2007

Kediler icin hazirlanmis aksesuarlar.











Hmmm bir düsüneyim bakiim. Gerci benim herseyim var ama. Yinede degisik birseyler alinsa fena mi olur? Düsündüm bile. Mesela benim Kalorifere asilacak, sicacik oturup yatacagim, keyif catacagim bir minderim yok. Tamam buldum iste... Hemen Sonja´ya söyliyeyim. Babacik cok masrafli oldugumu söylüyor ama kiyamaz alir bana.

Pazartesi, Aralık 24, 2007

Weihnachts-Narzisse




Familie:
Amaryllidaceae (Narzissengewächse)
Art:
Narcissus papyraceus Ker Gawl.

dt. Name:
Weihnachts-Narzisse

Heimat:
SW-Europa

Nergis familyasindan yilbasinda acan soganli cicek türü.
Anavatani Güneybati Avrupa olarak biliniyor...

Indische Lotosblume

Familie:
Nelumbonaceae
Art:
Nelumbo nucifera Gaertn.

dt. Name:
Indische Lotosblume

Heimat:
Asien bis AustralienLotosblume




[lateinisch-griechisch], Lotusblume, Lotos, Nelumbo, Gattung der Seerosengewächse mit zwei Arten im östlichen Nordamerika und in den warmen Gebieten Asiens bis Australiens; Wasserpflanzen mit aus dem Wasser ragenden großen, schildförmigen Blättern und lang gestielten, bis 35 cm großen Blüten.


Die Indische Lotosblume (Nelumbo nucifera) blüht rosafarben bis weiß, ihre bis haselnussgroßen Früchte sind essbar; an den Blättern zeigt sich der Lotuseffekt®. – In der altägyptischen Religion ist die Lotosblume Sinnbild der Regeneration, im Hinduismus des Wassers, der Vegetation, der Fruchtbarkeit und des Überflusses, im Buddhismus des reinen Geistes und der Erleuchtung.

Cuma, Aralık 21, 2007

Chinesischer Blauregen-Mor Salkim



Familie:
Fabaceae (Schmetterlingsblütler)
Art:
Wisteria sinensis (Sims) Sweet

dt. Name:
Chinesischer Blauregen

Heimat:
China


Pazar, Aralık 16, 2007

O kadar alistik ki!



Punky... Biz ona o da bize o kadar alistik ki! Ailenin ücüncü ferdi oldu. Havalar oldukca soguk. Termometre sifirin altinda 8-10 derece seyrediyor. Punky´im balkona cikmak istiyor ama üsüyüp iceri kaciyor. Disarida, sokaklardaki sahipsiz kedilerin Allah yardimcisi olsun. Hepsi Punky gibi sansli degil maalesef.