Google
 

Cumartesi, Kasım 18, 2006

Odenheim Cesmesi

Hikayesi de cok ilginctir. Anilari vardir burada yasayan gurbetcilerde. Belki bu fotograflari görüpte anilari gözlerinde canlananlar olabilir... Burasi kücük bir kasaba olan Odenheimde bir cesme ve ormanlik alan. Dikkatinizi cektiyse asagidaki levhada Almanca ve Türkce yazi var... Eskiden cok eskiden yani Türklerin Almanya serüveni basladigi ilk yillarda burada cesme basinda toplanip piknikler, eglenceler yapilirmis.

O zamanlar birakin Türkce yayin yapan televizyonu Türkce radyo bile dinlenemedigi yillar. Ne yapsin bizim gurbetciler. Anavatandan sadece izine gidip gelenden yada postayla gelen mektuptan haber aliyor. Ben hatirliyorum o zamanlar gelen ilk kusaklardan olanlari, (cogu temelli döndü hatta bazilari terki dünya eyledi)burada sazli sözlü eglenceler yaparlardi.
Nerden nereye... Bende birgün bu yoldan gecerken durup fotografini cekeyim dedim. Simdilerde buralara kimseler ugramaz oldu. Artik burda yasayanlarda adetlerini degistirdi yada vakit bulamiyorlar buraya gelmeye. Gelselerde birsey degismez cünkü buralarin tadi o zamandi. Zaman geri gelmiyor... Herseyi zamaninda yasamak varmis.

Pazartesi, Kasım 13, 2006

Stuttgart´ta Gün batimi...



Patates YE-16 Domates kompostosunda Patates Köftesi.


Annemin Mutfak Kokusu
blogundan sevgili Evren`in secmis oldugu Patates Ye etkinligi icin hazirladigim tarife harfiyen uymadim. Patates nisastasi yerine misir nisastasi kullandim. Salam sevmedigim icin koymadim. Taze sogan yerine bir bas kuru sogani kullandim. Fakat umdugumdan daha nefis oldu. Vejetaryan olanlara yada soguk meze olarak tavsiye ederim. Tarifi görmek icin
Tiklayin...

Pazartesi, Kasım 06, 2006

Grafiti






Gectigimiz haftalarda yasadigimiz sehirde Sonbahar Fevsivali vardi. Daha önce ciftclilerin gecidini paylasmistim sizlerle. Aksamlari da oldukca kalabalik, insanlar festivale akin ediyorlardi. Dolayisiyla o gruplarin arasina bizde karistik. Arabamizi oldukca uzakta biraktigimizdan nehir boyunca yürüyerek festival alanina ulastik. Aslinda esas paylasmak istedigim festival degil de belediyenin de destekledigi sokak ressamlariydi. Oldukca fazla fotograf ekledim. Cünkü aralarinda secim yapamadim. Yol boyunca duvarlari, köprü alt duvarlari hatta sütunlari bile cok güzel resimlerle süslemisler. Ne diyelim ellerine saglik. Olur olmaz reklam afislerinden cok daha güzel bir görüntü. Burasi neresi mi? (Stuttgart/Bad Cannstatt)

Pazar, Kasım 05, 2006

Üstü örtülü elma pastasi...

Haftasonu yaptigim bu pasta tarifini mutlaka paylasmaliydim. Gercekten cok hafif olan bu pasta cok da bereketli.
Bu kolay ve cok lezzetli tarifi görmek icin
Tiklayin...

Cumartesi, Kasım 04, 2006

Sokak Ressamlari

Yol boyunca duvarlari, köprü alt duvarlari hatta sütunlari bile cok güzel resimlerle süslemisler. Ne diyelim ellerine saglik. Olur olmaz reklam afislerinden cok daha güzel bir görüntü. Burasi neresi mi? (Stuttgart/Bad Cannstatt)fotograflari görmek icin Tiklayin...

Klassische Rinderroulade

Bu yemek alman mutfagindan. Yapilmasi cok kolay. sadece eti kasabiniza yarim cm gibiince dilim olarak kestiriyorsunuz. Yanina pilav veya makarna yada patates püresi yakisiyor. Aciklamali tarifi görmek icin Tiklayin...

Cuma, Kasım 03, 2006

Stuttgart`ta gün batimi...

Günesin batisini herkes izlermis de, dogusunu herkes izleyemezmis öyle demis atalar. Neyse bu kez bende batisini izleyenlere dahil olmusum.Günesin batarken balkondan izleyebildiklerim.
Yasadigim sehir büyük bir metropol. Yani bahcede dogayla icice yasamaya benzemiyor burasi. Henüz eve dönmüsken simdiden özlemeye basladim bahceyi. En son gittigimizde cicek soganlarimi da ektim. Ilkbaharda cicek actiklari zaman onlarida paylasacagim burada. Eger öyle bir niyetiniz varsa gec kalmis sayilmazsiniz, aralik ayi sonuna kadar cicek soganlari ekilebiliyor.Fotograflari görmek icin...

Perşembe, Kasım 02, 2006

Su kabagi (Lagerneria vulgaris)



Su kabagi (Lagerneria vulgaris): Meyvelerinin yarisi siskin, yarisi dardir. Bu sebepten su kabi olarak veya ortadan boyuna kesilip kurutulduktan sonra masrapa seklinde kullanilmaktadir.

Pazartesi, Ekim 30, 2006

Musmula...



Musmula, döngel ve besbiyik olarak biliyorum bu meyveyi. Belki de baska isimleri de vardir. Almancasi Mispel`dir. Bahcemizde en son toplanan meyvedir. Bu meyve ile sezon kapanir,kapanir ama biz tabi ara sira gidip dolasiriz bahcemizi kis ve kar bile olsa...
Musmula hakkinda bilmek istedikleriniz ve faydalari icin tiklayiniz...

Bu agaccik da cok yavas büyüyen bir cali, cit bitkisi. Üzerindeki üzümsü meyveleri, sonbaharda yapraklari sararip dökülmeye gittiginde eflatun bir renk alir ve bütün kis üzerinde durur.
Ismini bilen varsa yazsin lütfen...

Pazar, Ekim 29, 2006

CUMHURIYETIMIZIN 83. YILI KUTLU OLSUN...



ONUNCU YIL MARSI
Çıktık açık alınla, on yılda her şavaştan
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan,
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.

Türk’üz, Cumhuriyet’ in göğsümüz tunç siperi,
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri.


Devami icin Tiklayin...

Söz: Faruk Nafiz Çamlıbel - Behçet Kemal Çağlar Müzik: Cemal Reşit Rey

Cumartesi, Ekim 21, 2006

Bir Bayram Sabahi...


Cocuklugumdaki bayramlar cok farkliydi. Her bayram sabahi annem,erkenden kalkar, babam camiden gelinceye kadar,bahcede ates yakilir,(rahmetli babaannem), halam ve annemin yardimiyla cigbörekleri hazirlar pisirirdi.Ciböregin tarifi icin

Camiden gelen babam, amcam ve dayim hep beraber eller öpülür, bayram sofrasina oturulurdu. Tabi bizlerde bayram harcliklarimizi alirdik.
Babam bizi yani kardeslerimle beraber Pinarbasina götürür(Bursa`da eskiden orada bayram yeri kurulurdu) önce rahmetli dedemin kabri ziyaret edilir oradan da bayram yerinde eglenirdik.
Simdilerde artik eski adetlerin hicbiri kalmadi. Bizler yurtdisinda gelenek ve göreneklerimizi unutmamak, cocuklarimiza da ögretmek icin hep caba sarfettik. Buna ragmen kosullar elverdigince bayramlari yasatmaya calisiyoruz...
Dostluk iliskilerinin güclendiği, hosgörünün, yardımlasmanın arttigi günler olan dini bayramlar pek cok güzel gelenegi de icerir:
Cocuklara para ve armaganlar, yoksullara fitre ve zekat vermek; komsularin, akrabalarin evlerini ziyarete gitmek; kurban kesmek, topluca bayram namazina gitmek bayram günlerinin adetlerindendir.
Geleneksel Islam toplumlarinda Seker ve Kurban bayramlari gelenekleri, senlikleri ve ibadetleriyle yilin önemli dini bayramlaridir.
Üc gün süren Seker Bayrami Ramazan'dan sonra geldigi icin Ramazan Bayrami olarak da adlandirilir.

Benim ömrümde irmaklar vardir,
sularinda hayallerimi yüzdürdügüm;

Benim ömrümde sevdiklerim vardir,
Bayramlar ayri gecince üzüldügüm;

Bayraminiz mübarek olsun...

Hepinizin Ramazan Bayraminizi Kutluyorum...

Agac yasken egilir...


Gectigimiz Pazar günü sonbahar günesinden istifade ederek Neckar nehri kiyisinda yürüyüs yapmistik. Agaclar tam bir renk cümbüsü, sonbahar havasina girmisler.

Havanin güzelliginden yararlanmak icin bazilari bizim gibi yaya olarak, bazilari da bisikletleri ile yollara düsmüs. Yürüdügümüz yol güzergahinda dikkatimi ceken birsey oldu.

7-10 yas grubu cocuklar boot sporu yapmak icin nehir kiyisinda hazirlaniyorlardi. Bir süre onlari izledik. Pür dikkat egitmenlerini dinliyor, onun dediklerini yapmaya calisiyorlardi.

Onlarda her yas grubundan gelecegin kürekcileri. Bizim bahceciler klübümüz gibi, onlarda örgütlenmis. Agac yasken egilir. Atalar dogru söylemis...

Perşembe, Ekim 19, 2006

Kadir Gecesi...


Leyle-i Kadr’in Kadri yazinin devami icin tiklayin...

Yabani Elma.


Büyük sehirlerde yasamanin bazi faydalari oldugu gibi, strese de davetiye cikardigi herkesce bilinir. Bizde bahcede olmadigimiz, eve döndügümüz bu sonbahar günlerinde bos vakitlerimizi yürüyüsler yaparak yine dogayla ic ice geciriyoruz.

Bulundugumuz semt yasadigimiz sehrin en büyük semti.Evimize cok yakin olan Neckar nehri boyunca bol bol yürüyüsler yapiyoruz. Yol kenarinda yetismis yabani elmayi görünce fotografini cekmeden yapamadim. Rengi durusu harika. Ayri bir güzellik katmis sonbahara...

Eksi elma (yabani elma) : Gülgillerden; ormanlarda yetisen bir agacin meyvesidir. Meyveleri kücük ve cok eksidir. Cicekleri, acik pembedir.
Faydasi : Mide ve bagirsaklardaki gazi bosaltir. Buralardaki iltihaplari giderir.
Kaynak:Sifali bitkiler

Pazartesi, Ekim 16, 2006

ye #15 Türk ve Dünya Mutfagindan Bayram Tatlilari

BAKLAVA...

Bu ayki etkinligimiz Türk ve Dünya mutfaklarindan Tatlilar, ev sahibimiz DerSaadet`e tesekkür ediyoruz.
Bag bahce blogu olmamiz tabiki yemek etkinliklerine katilmamizi engellemiyor.
Kaldiki degisik yemek ve tatli tarifi kategorileri de var blogta.
Bende degisik bir baklava tarifi ile katilmak istedim. Servisi ve görüntüsü mükemmel bir baklava cesidi. Tadi da nefis.
Malzemeler:

Hamuru icin:
3 yumurta
1 cay bardagi yogurt
1 cay bardagi süt
1 cay bardagi sivi yag
1 cay bardagi seker
1 tutam tuz
1 tatli kasigi sirke
1 tatli kasigi kabartma tozu
yaklasik 500 gr un..
Acmak icin nisasta ve un karisimi.

Ici icin:
2 su bardagi cekilmis ceviz.

Üzerine dökmek icin:
2 su bardagi sivi yag.

Serbeti icin:
4,5 su bardagi seker
4 bardak su
1 cay kasigi limon suyu


Yapilisi:
Öncelikle yumurta, seker süt ve yogurt ve sirkeyi güzelce cirpalim.
Hazirladigimiz bu karisima sirasiyla unu, kabartmatozunu ve bir tutam tuzu ilave ederek kulak memesi yumusakliginda güzel bir hamur elde ederek dinlenmeye birakalim.

Dinlendirdigimiz hamurumuzdan 24 adet beze cikiyor.
Bunlari sirasi ile actiktan sonra sira geliyor tepsiye hazirlamaya;
ben 12 adet yufkayi sirasiyla aralarina biraz yag sürerek üst üste dizdim.

Beser cmlik esit araliklarla kare seklinde kestigim hamurlarimin ortasina biraz sekerle ve cok az yagla karistirdigim cevizi koyup ücgen ceklinde kapatarak fotograftaki gibi tepsiye dizdim.
Üzerine soguk olarak sivi yagi dökerek, alti üstü güzelce kizarana dek firinda pisirdim.


Bir taraftanda 4 su bardagi su ile 4,5 su bardagi sekeri rengi sararana kadar
kaynattim. Indirecegime yakin limon suyu ilave ettim.

Serbeti sicak olarak ilik baklava tepsisine itinayla döktüm.
Üzerini baska bir tepsi ile kapatip dinlenmeye biraktim.
Soguduktan ve serbetini iyice cektiginden emin olduktan sonra servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun...

Perşembe, Ekim 12, 2006

Dünyanin en büyük kabagi.


Kabak tadi vermek hem cok hos bir tad, hemde diger anlamda kabak tadi vermek. Ikisindende bahsetmiyecegim.
Yakinimizda bulununan Ludwigsburg`taki Blühenden Barockta sergilenen dünyanin en büyük kabaklarindan söz edecegim.

En büyük kabak rekoru 570,7kglik kabakta. Seneye bende böyle bir kabak yetistirme denemesi yapmaliyim.
Owen Olsen gewann mit seinem 406.2kg schweren Kürbis die Deutsche Meisterschaft und die Rauenbergerin Monika Weiss brachte mit ihrem Kürbis 285.2kg auf die Waage und gewann damit die Baden Württemberigsche Meisterschaft im Kürbiswägen.

Owen Olsen 406.2kg agirligindaki kabagiyla Almanya birincisi olurken, Rauenberg`li Monika Weiss 285.2kg lik kabagiyla Baden Württemberg Eyalet birincisi olmus. Rauenberg bizim yazlik bahceye 3km mesafede. demek ki benimde yetistirme sansim var. Seneye mutlaka denemeliyim...



Bu yil yedincisi yapilan en büyük kabak yarismasi kabaklarin tartilmasindan sonra belirlenmis. 1.ligi 406.2 kg, 2.ligi 385,2 kg 3.lügü 357,4 kg lik kabak almis.



Kabaklarin ici oyularak yapilan bootlarla, cok ilginc bir yaris.

Çarşamba, Ekim 11, 2006

Kabak (Kürbis)


Yakinimizdaki ciftliklerde hatta yol üzerinde rastlayabilecegimiz bu görüntüler bize sonbahar havasini veriyor.
Kabaklardan bahcelerde, evlerimizin önlerinde dekorasyon olarak yararlanabiliriz. Hatta onlardan sokak kapi önüne laterna yapabiliriz. Gercekten cok hos görüntüleri var.

Pazartesi, Ekim 09, 2006

Güvey Feneri Meyvesi.


Güvey feneri (physalis) Lampion Blume.
Daha öncede bu cicek hakkinda yazmistim. cicegin icindeki meyvesinin yenebildiginden söz etmistim. Cok ziyaretcim icindeki meyvesini de merak etmisler. Iste size meyvesi...

Gecen hafta bahcedeki Güney fenerlerini topladik. Evde cok güzel dekorasyon olarak kullandim. Seneye daha fazla yetistirecegim gercekten cok güzeller...