Google
 

Pazartesi, Şubat 19, 2007

Linzer Torte

Bu ayin etkinlik konusu 19# kek ye evsahibesi Kekevi ne tesekkürler ve kolayliklar diliyorum. Bu etkinlik icin defalarca deneyip, cok memnun kaldigim ve ikram ettigim her konuktan övgü aldigim bir tarifi paylasmak istedim...




"Linzer Torte" cok eski, dünyaca taninmis bir pastadir. 1653 yilindan beri bu isimle anilmaktadir.Bu pastaya bu isim kimin tarafindan verildigi akillarda hala bir bilmecedir.En eski tarif 350 yillik bir yemek kitabindandir: („Buech von allerley Eingemachten Sachen) evet icine seker,baharat,meyve ve elimizde olan malzemelerle yaptigimiz bir pasta cesidi.
Toplam dört degisik tarif bulunmaktadir yemek kitabinda Linzer Torte ile ilgili Barok zamanindan. Tabi gelistirilmis günümüze kadar.



"Linzer Torte Orijinal Tarif":

150 g tereyagi
250 g un (700)
150 g tozseker
100 g kavrulmus ve cekilmis findik
1 Yumurta
Baharat (Vanille, Limon, Tarcin, Karanfil)
10 g Kabartmatozu
300 g Bögürtlen marmeladi (veya benzeri)
Tereyagi ve seker iyice karistirilir.Elenmis un,kabartmatozu karistirilarak ilave edilir, findik, yumurta ve baharatlar da ilave edilerek yumusak bir hamur elde edilir.
Hazirlanan hamur kisa bir zaman buzdolabinda dinlendirilir, daha sonra buzdolabindan cikardigimiz hamurumuzun, dört esit parcanin üc parcasini 22 cm lik pasta kalibimizin tabanina unladigimiz el yardimi ile 1.5 cm kalinliginda yayiyoruz,
üzerine heryerine esit olarak gelecek sekilde marmelat sürüyoruz. Geriye kalan hamuru elimizle veya pasta süsleme alete doldurarak serit halinde kafes gibi pastanin üzerine koyuyoruz.Üzerine yumurta sürerek kenarlarini incedilimlenmis bademleri serpiyoruz.
40-45 dakika 190 derece isitilmis firinda pisiriyoruz.



Bu da benim Linzer Torte Tarifim:
Malzemeler:
400gr Seker
400gr Margarine
2 yemek kasigi tarcin(tepeleme dolmasin kasik)

2 tutam karanfil tozu (Bicak ucuyla)
10 yemek kasigi kakao (icecek olarak yaptigimiz kakaodan)
4 yumurta
2 cay kasigi kabartma tozu
400gr un
400gr cekilmis findik
1 kücük duble meyve likörü(arzuya göre)


Üzerine koymak icin yeterli miktarda bögürtlen vaya benzeri marmelat.
Yapilisi:
Önce seker ve yag iyice cirpilirak bekletilir.
Ardindan un, kabartmatozu,tarcin, kakao ve karanfil tozu iyice karistirilir.
Ardindan hazirladigimiz yag ve sekere 4 yumurta kirilarak iyice karistirilacak ve hazirladigimiz un karisimi ilave edilecek.
Sonra cekilmis findik eklenerek karistirilacak. Arzuya göre meyve likörü ilave edilebilir(olmasa da olur).
Benim hazirladigim hamurdan 32 cmlik iki kalipta pasta oluyor.
Eger tek pasta yapacak olursak ölcülerin yarisini alacagiz.
Yapilisi ayni yukardaki ve fotograflardaki gibi.

Çarşamba, Şubat 14, 2007

14 Subat Sevgililer Günü...


14 Şubat kutlamaları da böyle bir ad revizyonundan geçirilerek Aziz Valentin günü haline geliyor. Aziz Valentin’in Sevgililer Günü’yle bağdaştırılması elbette ki rastlantı değil. Aziz Valentin, M.S 3. yüzyılda yaşamış olan bir peder. Peder Valentin’in ünü ise dönemin Roma İmparatoru Cladius tarafından evlenmeleri yasaklanan askerleri gizlice evlendirmesinden kaynaklanıyor. İmparator’un kesin emirlerine rağmen Papaz Valentin, her türlü tehlikeyi göze alarak askerleri sevdikleriyle birleştiriyor. Bu yaptığından dolayı da hapse atılıyor ve idama mahkum ediliyor. Peder Valentin, hapishanede geçirdiği zaman boyunca gardiyanlardan birinin kızıyla güzel bir arkadaşlık kuruyor ve ölümünden önce bu kıza, “Senin Valentin’in” diye imzaladığı bir mektup bırakıyor. İngilizce’de sevgililer için “valentine” sözcüğünün kullanılması ve Sevgililer Günü’nde birbirine mektup veya kart atma geleneği de buradan çıkıyor. Peder Valentin, 14 Şubat 269 tarihinde kafası kesilerek idam edildikten sonra Roma Kilisesi tarafından aziz mertebesine yükseliyor. Böylece Sevgililer Günü, sadece adı değiştirilmiş olarak kutlanmaya devam ediyor. İster Yunan tanrıları, ister Aziz Valentin adına kutlansın; temeli doğaya, aşka ve sevgiye dayanan Sevgililer Günü, aşkın kendisi kadar evrensel bir anlama sahip. Asırlardır bu özel gün, farklı din, dil ve ırktan insanlar tarafından sevgilerini ifade etmenin ve aşkı hatırlamanın en güzel fırsatlarından birini oluşturuyor.

Pazartesi, Şubat 05, 2007

YAGMUR


Yağmur yağıyor.
Mutfak camındayım.
Nasıl üşüdüğümü bilemezsin.
Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…
Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler;
“Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.
Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken,
tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne.
Anlamak seni; daha da fena…
Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben,
ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?
“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,
anlamamışım meğer,
eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle.
Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.
Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…
Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne,
nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum.
Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sende?
Ne zaman eskiyor sevgiler?
Ödenen bedellerin acısı geçince mi?
İşte böyle, kalbimde bir acı.
Şarkılar seni söyler...

İCLAL AYDIN

Perşembe, Ocak 18, 2007

Pirinc Ye#18 Finish....





Pirinc Ye#18 Etkinligimizde beni yalniz birakmayan tüm arkadaslarima tesekkür ediyorum. Etkinlige katilim, umdugumuzdan daha cok oldu. Yaklasik 82 arkadasimiz katildi. Bazi arkadaslarimiz birden fazla tarifle katildi. Bence muhtesem oldu etkinligimiz. Umarim sayfa ziyaretcilerimde memnun kaldilar. Bende birkac degisik tarifle etkinlige katkida bulundum. Hepinize tekrar tekrar tesekkür ediyorum...


Etkinlik tariflerine buradan ulasabilirsiniz...

Pazartesi, Ocak 15, 2007

Pirinc Ye#18 Start aldi...

P?R?NÇ YE
Nihayet heyecanla bekledigimiz gün geldi. Bu arada mailler de gelmeye basladi. Sizler icin özenle hazirladigim Etkinlik sayfama ulasmak icin logoyu yada Pirinc Ye#18 tiklamaniz yeterli. Hadi bu yolculuga beraber cikalim... Pirinc tarlalarinda kaybolmaya ne dersiniz?

Pirinc ile ilgili tariflerinizi 15 Ocak 2007 tarihinde yayınladıktan sonra, blog adresi, şehrinizi/ülkenizi belirterek, sadece bu etkinlik icin kullanacagim,

ye.etkinlikleri.pirinc.ye18@googlemail.com

adresine gönderirseniz sevinirim. Blogu olmayıp katılmak isteyenler ise bulunduğu şehir/ülke, tarifi ve fotosunu yine aynı adrese belirtilen tarihe kadar gönderebilirler..

Perşembe, Ocak 11, 2007

Pirinç Ye#18 Etkinligi yaklasirken...


Pirinç Ye#18 Etkinligimize sayili günler kala yine pirinçten bahsedelim. Pirinç deyince ilk akla gelen Pirinç Pilavi ve cesitleri oluyor ama, bunu böyle degerlendirmiyelim. Etkinlik sayesinde Pirinç´le yapilmis belki de yüzlerce tarifle bulusacagiz. Pirinç konusunu sectigim icinde, isabetli bir secim yaptigimi düsünüyorum.

Pirinc ile ilgili tariflerinizi 15 Ocak 2007 tarihinde yayınladıktan sonra, blog adresi, şehrinizi/ülkenizi belirterek, sadece bu etkinlik icin kullanacagim,

ye.etkinlikleri.pirinc.ye18@googlemail.com

adresine gönderirseniz sevinirim. Blogu olmayıp katılmak isteyenler ise bulunduğu şehir/ülke, tarifi ve fotosunu yine aynı adrese belirtilen tarihe kadar gönderebilirler..

Günümüzde başta ABD olmak üzere İtalya, Mısır, Çin ve Avustralya'da bol miktarda sofralık pirinç yetişmekte. Ülkemizde ise Gönen ve Trakya yörelerinde az miktarda, Karadeniz Bölgesi'nde Tosya'da yetiştirilmekte.


Pirinç yetiştiği bölgeye göre farklı özellikler gösteriyor. Örneğin Gönen'de yetişen Baldo pirinci lezzet açısından, Türkiye'nin diğer yörelerinde yetişen pirinçlerden daha üstün kalitede. Jasmine pirinç Himalaya Dağları’nın eteklerindeki yaylalarda yetişiyor ve doğal kokusu buradan geliyor. Ayrıca yağ içermiyor.

Asya ve Uzakdoğu mutfaklarında önemli bir yere sahip olan pirinç Türk mutfağında da çok kullanılan tahıllardan biri. Özellikle de pirinç pilavı yüzlerce yıldır Türklerin en önemli yemeklerinden biri. Günümüzde hala bolkepçe lokantalarının ve Türk yemekleri sunan restoranların başlıca yemeği pilav. Bunun yanı sıra düğünlerde, Ramazan ayında, sünnetlerde de kazan kazan pilavlar pişirilmeye devam ediliyor.

Çin'deki Yang-Tse-Kiang vadisinde bulunan fosilleşmiş pirinç tanelerinden yola çıkarak, pirincin bundan altı bin yıl kadar önce, M.Ö. 4000 yıllarından beri üretildiği biliniyor. Orta Asya ve batıya gelişinin ise Baharat ve İpek Yolları sayesinde olduğu tahmin ediliyor. Yunanlılar, Büyük İskender'in Hindistan'ı fethettiği sıralarda pirince ‘‘Oriza’’ adı vererek Akdeniz'e getirmişler. Botanik dilinde pirince hala oriza denilmekte.

Pirinç Ye#18 Etkinligindeki tariflerde bulusmak ümidiyle...

Pazartesi, Ocak 01, 2007

MUTLU YILLAR.... IYI BAYRAMLAR...









Bende güzel bir masa hazirladim. Mönüyü de ayrintilariyla yazacagim.



Ye#Özel etkinligine katilan tüm blogdostlarina, katilan herkese sonsuz tesekkürler... Yorumlarinizi bu baslik altina yaziniz.

Etkinligi görmek icin linki yada banneri tiklayiniz.

etkinlik
Ye#Özel Etkinligi



Yeni yilinizi ve Bayraminizi kutlar, sonsuz mutluluk, saglik, huzur ve arzu ettiginiz tüm güzelliklere kavusmanizi dilerim. Sevgiler... Sonia.

Cuma, Aralık 15, 2006

PIRINC YE#18



Yaklasik bir yildir bekledigim etkinlik, nihayet start aliyor. Zaman ne kadar cabuk gecmis ve sira bana gelmis. Uzun uzun düsündükten sonra son kararim pirinc oldu.

Etkinlik icin pirinci secmemin birkac nedeni var. Öncelikle cok konu islendi. Secimde zorlasmaya basladi.Kisin sadece kis sebze ve meyvesi var. Havuc mu olsun? zeytin mi peynir mi derken ilk aklima gelen pirinc üzerine düsüncem daha agir basti.

Sayfamin bir hobby bahce blogu olmasi, genelde sebze, meyve ve bahce düzeni ile icice olmam pirinci secmemin birinci nedeni.

Ikinci neden cocuklugumda pirinc ekimine bizzat sahit olmak. Ailemin bir dönem pirinc tarimi yapmasi ve benimde o yaslarda calisan iscilerle beraber pirinc tarlasinda su ile dolu olan pirinc tavalarinin icindeki yürüyüslerim, güya yardim etme istegim. Her ne kadar yardim edemesemde onlarla beraber pacalari sivayip tarlada dolasmam, anilarim...

Pirinc ile ilgili tariflerinizi 15 Ocak 2007 tarihinde yayınladıktan sonra, blog adresi, şehrinizi/ülkenizi belirterek ye.etkinlikleri.pirinc.ye18@googlemail.com adresine gönderirseniz sevinirim. Blogu olmayıp katılmak isteyenler ise bulunduğu şehir/ülke, tarifi ve fotosunu yine aynı adrese belirtilen tarihe kadar gönderebilirler..

Etkinlik bannerinin tasariminda
Bujene´ye tesekkürler.

Etkinlik kodu hemen yanda kopyalayip sayfaniza alabilirsiniz. Hepinize simdiden kolay gelsin...



Pirincin işlenmesi ve yan ürünler:

Pirinç kabuğu: Pirinç tanesini içine alan dış kaplama veya kabuk tabakası. Kabuk yenilmez, fakat enerji santralleri ve pirinç çeltik fabrikalarında yakıt kaynağı olarak yakılabilir, aşındırıcı ve başka ürünlerde koruyucu tabaka olarak kullanılır.

Pirinç kepeği: Esmer pirincin üst tabakası. Tahıllarda, karışımlarda ve vitamin konsantrelerinde bir bileşendir ve pirinç kepeğinin gıda kalitesinde olmayan cinsleri hayvan yemlerinde kullanılır.
Pirinç kepeği yağı: Pirinç kepeğinden çıkartılan yüksek kaliteli bir yemeklik yağdır.

Kırık taneler: Bir tam tanenin dörtte üçünden küçük olan pirinç taneleri. Pirinç unu yapımında ve evcil hayvan mamalarında kullanılır.
Pirinç unu: Öğütülmüş kabuksuz veya esmer pirinçtir. Alerjenik değildir ve bu da onu, glütene ve buğday unu ürünlerine karşı alerjisi bulunanlar için bir buğday alternatifi olarak çok değerli hale getirir. Pirinç hamuru, cips ve başka aperatif yiyecekler ve kahvaltı amaçlı tahıl ürünleri üretilmek üzere tabaka haline getirilebilir.


PRİNC / KÖKLERİ SUDA DANS EDEN BİTKİ: PİRİNÇ

HİMALAYALARIN ETEKLERİNDEN BÜTÜN DÜNYAYA YAYILAN PİRİNÇ SADECE BİR BESİN MADDESİ DEMEK DEĞİL. PİRİNÇ AYNI ZAMANDA YERYÜZÜNDE MİLYONLARCA İNSAN İÇİN KÜLTÜR, POLİTİKA, İŞ VE TOPRAKLARIN GÜZELLİĞİ DEMEK.


Yeryüzünün en eski yiyeceklerinden biri olan pirincin öyküsü Himalaya Dağları'nda başlar. Tam beş bin yıl önce Himalayaların görkemli coğrafyasında ortaya çıkan oradan da bütün dünyaya yayılan pirincin kültürünü, geleneklerini ve işlenmemiş potansiyelini bugün milyonlarca insan paylaşıyor. Hala Güneydoğu Asya ülkelerinin birçok köylü ve çiftçisi bir pirinç tanesini altınla eş değer tutuyor. Japonya'da insanlar pirinci kültürlerinin kalbi olarak görüyor. Batı Afrika'daki Senegal Irmağı boyunca, köylüler misafirlerini özel hazırlanmış pirinç yemekleri ile karşılıyor.

Asya'nın büyük ırmaklarında, Himalayaların eteklerinde, Afrika'nın tropikal yağmur ormanlarında ya da Ortadoğu'da pirinç insanların hayatlarına sadece yiyecek olarak girmiyor. Pirinç aynı zamanda yeryüzünde yaşayan milyonlarca insan için kültür, politika, iş, toprakların güzelliği anlamına geliyor. İşte bu sebeple de çoğu ülkenin dini festivallerinin, evlilik partilerinin ayrılmaz parçası, şarkıların ve resimlerinin teması oluyor.


Pirinc,
baldo, jasmin gibi cesitli türleri bulunan, genelde pilav, dolma, corba ve garnitur yapiminda kullanilan, unundan kivam arttirici olarak yararlanilan tahil cesidi.

Perşembe, Aralık 14, 2006

KABAK YE#17

Bu ayki YE#17 etkinliginde ev sahibimiz Bursa´dan hemserim Marifet Teyze. Sevgili Vildan.
Iki kücük seker kizlarina ragmen bizi konuk ediyor. Kendisine bu konukseverligi icin tesekkür ediyor ikizleriyle saglikli mutlu bir yasam diliyorum...
Bu etkinlige bende üc tarifle katiliyorum. Kabak tatlisi herkes tarafindan bilinen ve begenilen bir tad olmasina karsin diger tariflerimde cok kolay, pratik ve cok lezzetli oluyor. Hepinize denemenizi tavsiye ederim...


Kabak corbasi
Kis günleri icin güzel bir tarif. Yapimi cok kolay, herkesin severek icecegi bir corba tarifi.
Tarifi görmek icin Tiklayiniz...

Kabakli patlican patates yelpazesi


Buz dolabinda elime gelen dört ortaboy kizartma kabagi bir patlican dört patatesten olusan bir yelpaze... Tarif icin
Tiklayin...


Kabak Tatlisi

Kisa yakisan cok lezzetli bir tatli. Bahcede yetistirdigim kabaktan yaptim. Tadi da cok nefis oldu. Tarifi görmek icin
Tiklayin...

Pazar, Aralık 10, 2006

Çay Kültürü... Çay'ın Tarihçesi

Çay...
Nice efsanelere konu olmuş geçmişiyle, diyar diyar gezerek günümüze kadar ulaşan büyülü sıvı... Uğradığı her durakta iz bırakarak, farklı kültürlerce içselleştirilerek yolculuğuna devam eden, ettikçe de adına has kendi kültürünü müjdeleyen... Japon Çay SeramonisiDünyada "çayın babası" olarak bilinen Dharma'dan yola çıkarak yüzyıllar içinde çeşitli evrimler geçirip günümüze kadar ulaşan çay geleneği, Japonya'da çay seramonisi adı altında işlenmeyi sürdürüyor. Günlük çay ritüellerini felsefeleriyle harmanlayarak kültürlerine yansıtan Japonlar, çay içme ve ikram etme eylemine, kattıkları estetikle başlı başına bir sanat, düşünsel zenginlikle başlı başına bir ayin boyutu kazandırmışlar. Tipik bir Japon evinin özel dizaynlı bahçesinin en sade bölümünde sadece çay törenlerinde kullanılmak üzere özel tasarlanmış Hoshoan adı verilen küçük bir ev bulunur. Alçakgönüllü olma esasını hatırlatmak amacıyla ancak eğilerek girilebilecek kadar küçük tutulmuş kapısından bu eve girerken erkeklerin silah, bayanların da zinet eşyaları ile girmeleri yasaklanmıştır. Bu yasak, dünya zenginliği ve gücünden arınarak tevazuya bürünmeyi simgelerken, eşya ve detaya boğulmadan döşenmiş ev de bunu destekler nitelikte son derece sade çizgilere sahiptir.
İngiliz Beş Çayı:
Fransa ve Hollanda'dan sonra İngiltere'ye sıçrayan çay çılgınlığı, 16. yüzyıldan 17. yüzyıla geçiş süreci içinde 10 yıl gibi kısa bir dönemde 6'ya katlayan ithalatı ve tüketimiyle İngiliz toplumumun her seviyesinden insan tarafından rağbet gördüğünü gözler önüne sermektedir.Yazinin tamami icin lütfen Tiklayiniz.
Çay'ın Tarihçesi:


Evrende başlangıçta su vardı...İçine bir gün bir yaprak düştü...Çay oldu.. İşte yaklaşık beş bin yıllık tarihiyle yapraktan demliğe bir bardak çayın öyküsü böylelikle başladı...Yazinin devami icin Tiklayiniz...





Ah benim traktörlerim...




Uzun yillar ziraat okulundaki deneyimler, traktörler, (esimin isi) simdilerde bu kadar büyük tarlalara ekmiyoruz, hobby bahce ilgimiz buradan geliyor... Emekli olmus veya orta yasin üzeri tüm blogcu dostlara, ziyaretcilerime tavsiyem; toprakla hasir nesir olun. Tüm fazla enerjinizi, zamaninizi topraga ayirin. Hem vaktinizi güzel bir sekilde degerlendirir, hem de arzu ettiginiz sebze ve meyveyi taze olarak kendiniz yetistirirsiniz.
Ayrica, bizim bulundugumuz yerde biz, örgütlenerek, güzel bir grup olusturduk. 45 bahce sahibi birbirimizle yaris halindeyiz. Istanbul´da bu uygulamayi yapan bazi belediyelerin oldugunu internet haberlerinden ögreniyorum. Bursa belediyesi de böyle bir calisma yapmis bu konuda. Sadece emekli olan memurlara verilmek kaydiyla bahce parsellemis. Bence sadece emeklilere degil, genclere de bu imkan taninmali. Hobby bahceler genclere de sevdirilmeli ki, bahcelerinin temelini genc yasta atabilsinler. Meyve agaclari cocuklariyla beraber büyüsün. Bahcesiz bir yasam düsünemiyorum. Bilhassa günümüzde büyük sehirlerin beton yiginlari icinde yasayan bizler icin Hobby Bahce kurtulus oluyor. Güzel bir gün diliyorum...

Pazar, Aralık 03, 2006

Noel Pazari-Weihnachtsmarkt Stuttgart

Stuttgart Weihnachtsmarkt´an birkac görüntü. Havanin yumusak bir bahar havasi ve günlerden de Pazar olunca oldukca kalabalikti Noel Pazari, heryeri gezemedik kalabaliga girmek de cok güctü. Kiyidan köseden dolastik, sonra güzel bir sonbahar gününü sehrin ortasindan gecen parkta gezerek noktaladik...




Cumartesi, Aralık 02, 2006

YE#ÖZEL Yilbasi ve Bayram Mönüsü


Arkadaslarimizin yogun istegi üzerine Ye# Özel Yilbasi ve Bayram Mönüsü olarak 25 aralikta burada sayfamda ev sahipligi yapacagimi duyurmak istiyorum siz blogcu dostlarima...

Yilbasi ve Bayram Mönüsü olunca oldukca genis bir konsept cikiyor ortaya. Yapacagimiz her türlü sicak, soguk yemeklerimiz, meze ve salatalarimiz, tatli, tuzlu hersey giriyor listeye. Iceceklerimizle beraber güzel bir masa düzenini de paylasabilirsiniz... Hepinize kolay gelsin...

Yilbasi& Bayram Mönüleri ile ilgili tariflerinizi 25 Aralık 2006 tarihinde yayınladıktan sonra, blog adresi, şehrinizi/ülkenizi belirterek
soniavarol@gmail.com adresine gönderirseniz sevinirim. Blogu olmayıp katılmak isteyenler ise bulunduğu şehir/ülke, tarifi ve fotosunu yine aynı adrese belirtilen tarihe kadar gönderebilirler..