Google
 

Pazartesi, Ekim 13, 2008

Kedi Anasi-Kedi Babasi. Punky ile tanismamiz...



Cocuklarim yetiskin olup birer birer evden ayrildiktan sonra, biz bir kari bir koca kaldik evde. O kalabalik oldugumuz günler hepsi geride kaldi.
Keske hic büyümeselermis, keske hep öyle kalsalarmis.
Doga kanunu tabi, bizde ailelerimizi zamani gelince birakmadik mi?
Evlenip yuva kurmadik mi? Cevabinizi duyar gibi oluyorum. Tabiki hepimiz ayni yollardan gectik.
Dolayisiyla ev baya bir sessizlesti. O esnada esimi uzun israrlarimla bir kedi almaya razi etmistim. Komsumuzunda yardimiyla birkac kedinin bulundugu bir barinaga gittik.
Kücük büyük siyah beyaz kedilerin arasindan Punky ile o gün orada karsilastik. Önce dikkatlice gözlerimiz birlesti, uzun uzun bakistik. Yukarida sepetinin icindeydi.
Sonra nasil oldugunu anlamadim biran kucagima sicradigini farkettim. Kollarimin icindeydi, sanki beni al diyordu.
Esime dedim: Bu kediyi aliyoruz. Kesinlikle o gün onu almak istedim ve aldim. Nerdeyse ikinci yilimizi sürüyoruz.
Ilk geldigi geceyi unutamam. Bütün gece dolasti hic uyumadi. Arada üstümüzden atladi, yanimiza yaklastiginda hafif hirlama sesleri geliyordu. Nedenini anlayamamistik.
Ertesi gün aldigimiz yere telefon ettim ve izah ederek nedenini sordum.
Telefonun ucundaki Bay Schweißer uzun bir kahkaha atti.
Nereden bilebilirdim ki o hirlamalarin ne anlama geldigini. Daha önce hic kedim olmamisti ki. Megerse bizden cok hoslamis. Hoslandigini belli ediyormus hirlayarak.
Iki yildir beraberiz. Bütün boslugumuzu doldurdu kedilerimiz.

Punky`nin ilk geldigi günkü fotagraflari icin buraya bakiniz.

Punky`den sonra Assy`yi aldik. Onu da sonra anlatirim, alis öykümüzü...

Anlayacaginiz iki kedimizle bir yasam, bir aile olusturduk. Onlarla cok mutluyuz. Onlarda bizimle olmaktan cok mutlu, biz nereye onlar oraya.

Yani biz Kedi anasi ve Kedi babasi olduk anlayacaginiz...

Salı, Ekim 07, 2008

Assy Lavaboda...


Suyla oynamak en zevk aldigi oyun. Assy bu, muslugada cikar küvete de girer...

Punky`nin Yatak Keyfi.


Bugünlerde yatak odaya girme yasagi var. Yatagin üzerinde keyf yaptigi saatlerden bir fotograf. Sanirim düslüyordur orada yatmayi.

Cumartesi, Ekim 04, 2008

4 Ekim "Dünya Hayvan Hakları Günü

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi metni, Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından 21-23 Eylül 1977 tarihinde Londra'da hayvan hakları konusunda yapılan üçüncü uluslararası toplantıda kabul edildi. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ise, Paris'te UNESCO Sarayında 15 Ekim 1978 tarihinde törenle ilan edildi.
- Tüm hayvanlar eşit doğar ve eşit yaşama hakkına sahiptirler
- Tüm hayvanların saygı görme hakkı vardır. Bir tür hayvan olan insan, diğer hayvanları yok edemez. Hayvanları kendi çıkarı için karşılıksız kullanamaz.
- Hiçbir hayvana kötü ve zalimce davranılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu ise bu, bir anda ve acı çektirilmeden yapılmalıdır.
- Vahşi hayvanlar kendi doğal çevrelerinde yaşama ve çoğalma hakkına sahiptir. Eğitim amacıyla bile olsa vahşi hayvanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılamaz.
- Evcil hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve özgürlük içinde yaşama hakkına sahiptir. İnsanların kendi çıkarları için evcil hayvanların yaşama koşullarında yapacakları her türlü değişiklik, haklara aykırıdır.
- Evcil hayvanlar, doğal yaşama sürelerine uygun uzunlukta yaşama hakkına sahiptir.
- Tüm çalışan hayvanlar (at, eşek.) iş süresinin sınırlandırılması, işin daha az yorucu olması, güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
- Hayvanlara fiziksel ya da psikolojik acı çektiren deney yapmak, hayvan haklarına aykırıdır.
- Beslenmek için bakılan hayvanlar barındırılmalı, taşınmalı ve ölümleri de korkutmadan ve acı çektirmeden olmalıdır.
- Hayvanlar, insanlar tarafından eğlence amaçlı kullanılamazlar. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlarla gösteri yapılması, hayvan onuruna aykırıdır.
- Zorunlu olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi, yaşama karşı işlenmiş bir suçtur.
- Çok sayıda vahşi hayvanın öldürülmesine neden olan safariler ve av partileri, hayvanlara karşı yapılmış bir soykırımdır. Doğal çevrenin kirletilmesi, yıkılıp yok edilmesi de soykırıma eşdeğerde alçakça bir davranıştır.
- Hayvanların ölüsüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanların öldürüldüğü şiddet sahneleri, sinemalarda ve televizyonlarda yasaklanmalıdır.Ama hayvanlara yapılan saldırıları kınamak amacında olan filmlerde bu sınırlama yoktur.
- Hayvanları koruma kuruluşları, devlet katında temsil edilmelidir. Hayvan hakları da, insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

Çarşamba, Ekim 01, 2008

Bircift Göz


Assy´in uzun aramalari karsisinda valize saklanmis olan Punky, oyununa devam ediyor...
Assy valizin basinda onu izliyor.

Cuma, Eylül 05, 2008

Ev yapimi Tarhana.



Tarhana

3 kg süzme yoğurt
2 kg soğan
1 paket yaşmaya-küçük küplerden-
2 kg domates
4 kg kırmızı biber
aldigi kadar un
-Soğan
-Domates ve biberler doğranır.
-kaya tuzu ilave edilir.
-İyice pişirilir.Soğumaya bırakılır.
-Soğuyan karışıma önce yoğurt,maya ilave edilir.
-Un eklenir ve sıkı sert kıvamlı bir hamur yoğurulur.
-Kapağı kapatılır ve üzeri pamuklu bir bezle örtülür.Ara sıra kontrol edilir ve kabardıkça tekrar yoğurulur ve bastırılır.Sonra tekrar aynı şekilde üzeri kapatılır.
-Bu yoğurma ve mayalandırma işlemi 6-7 gün sürmelidir.
-İyice bekletilmiş ve mayalanmış hamur elle küçük parçalar halinde kopartılır ve temiz bir bezin üzerinde gölgede kurutulur.
-Kurutulmuş tarhana hamurları kevgirden geçirilir ve cam kavanoz veya bez bir torbanın içinde saklanır.
-Tarhananin daha uzun muhafaza edilebilmesi icin, kücük paketler halinde dondurucuda saklanabilir.

Pazar, Ağustos 24, 2008

Bleu Agave (Sukkulenten)

Bir kaktüs bitkisi olan Bleu Agave meyvesi,ayrica dogal tatlandirici. Agave Nektar: natürliche Süßungsmittel

Was gibt's Agave?

Agave is a succulent plant native to Mexico. Agave ist eine native sukkulenten Pflanzen nach Mexiko. Native people used the agave for many different applications, from clothing to rope and some native people still use the agave in interesting ways. Native Menschen nutzten die Agave für viele verschiedene Anwendungen, von der Kleidung bis zu Seil und einige native Menschen noch mit der Agave und interessante Möglichkeiten. Weiter lesen...


Tequila

Meksikalıların milli içkisi olan tequila yakın bir zaman kadar Meksika dışında pek bilinmezdi. Bazı kokteyller yoluyla tanınan bu içki kaktüse benzer bir bitkiden yapılır. Kırlarda kendi başına büyüyen mezkal bitkisinin dış yaprakları kesilip atılarak iç göbek kısmı kabaca doğranır. Bir mezkallın iç kısmının ağırlığı 30 ila 100 kilo arasında değişmektedir. Kabaca doğranan bitki buhar basıncıyla haşlanır. Soğutulup yıkandıktan sonra presten geçilerek suyu alınır. Elde edilen mezkal suyuna maya ve şeker de katılarak fermentasyona sağlanır. İki kez klasik imbiklerle damıtılan bu içki en az üç yıl meşe fıçılarda dinlendirildikten sonra şişelenere
pazarlanır. Beyaz ve altın renginde olmak üzere iki stilde imal edilmektedir. Tequila Sausza ve Tequila Cuervo önde gelen markalardır. Devami...

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

Tarhun-Deutscher Estragon


Tarhun baharat olarak kullanılan bir bitkidir.

Kuzey yarım kürede yaygın olarak yetişir. Boyu 120-150 cm.'dir. Yaprakları 2-8 cm. uzunluğunda, 2-10 mm genişliğindedir. Kökeni Sibirya'dır, buradan tüm Avrasya'ya yayılmıştır.

Kullanımı

Baharat olarak fransız yemeklerinde çok sık kullanılır. Anadolu'da da kesme çorbası, salata gibi yemeklere konur. Ayrıca Ermenistan, Gürcistan ve Rusya'da Tarkhun isimli gazlı içeceğe tat vermesi için kullanılır.

Etkileri

* zararsız ve etkili bir iştah açıcıdır.
* sindirim salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır.
* mide ve bağırsak gazlarını söktürücüdür.
* idrar söktürücüdür.
* güçlendirici tonik etkisi vardır.
* antiseptik,
* kramp çözücü,
* adet düzenleyici,
* kurt düşürücüdür.
* gaz şişkinliklerinde,
* hıçkırıkta,
* hava yutmada,
* kansızlık ve
* sindirim bozukluklarında dahili olarak kullanılır


Deutscher Estragon

Estragon
Systematik
Ordnung: Asterales
Familie: Korbblütler (Asteraceae)
Unterfamilie: Asteroideae
Tribus: Anthemideae
Gattung: Artemisia
Art: Deutscher Estragon
Wissenschaftlicher Name
Artemisia dracunculus
L.

Deutscher Estragon (Artemisia dracunculus) ist eine Pflanzenart in der Familie der Korbblütler (Asteraceae) und ist relativ nahe mit dem Wermut verwandt. In Südeuropa findet man Estragon als Wildpflanze. Dorthin soll er jedoch schon vor langer Zeit aus dem Fernen Osten gelangt sein. Handelsüblicher frischer oder getrockneter Estragon stammt aus landwirtschaftlichem Anbau, am deutschen Markt vorrangig aus den Balkanländern und den Niederlanden.

Es ist eine mehrjährige krautige Pflanze, die eine Wuchshöhe von 60 bis 150 cm erreicht.

volkstümliche Namen: Bertram, Biertram, Drabenkraut, Drachantkraut, Dragon, Dragonellikraut, Dragunwermut, Drakonkraut, Eierkraut, Escadron, Kaisersalat, Schlangenkraut, Trabenkraut, Trachant


Nutzung

Da Estragon Estragol enthält, von dem vermutet wird, dass es für den Menschen cancerogen und erbgutschädigend ist, sollte sein Verzehr auf die Küchenzubereitung beschränkt bleiben.

Traditionell verwendet man die jungen Triebe oder die Blätter zum Würzen, die mehrmals im Jahr geerntet werden können. Da der Gehalt an würzenden ätherischen Ölen kurz vor der Blüte am höchsten ist, werden die 20 bis 30 cm langen Triebspitzen zu diesem Zeitpunkt abgeschnitten. Es ist wichtig darauf hinzuweisen, dass alleinig der frisch geerntete Estragon das in Frankreich sehr geschätzte Aroma besitzt.

Es mag von Interesse sein, dass der sehr häufig angebaute „russische Estragon“ Artemisia dracunculus var. inodora (also keine eigene Art sondern eine Varietät), der Samen produziert, bis -10 °C überlebt. Der „französische Estragon“ Artemisia dracunculus var. sativa, welcher auch das Synonym „deutscher Estragon“ trägt, bildet keine Samen, ist also infertil, und muss vegetativ vermehrt werden, außerdem ist er frostempfindlich. Dies stellt wahrscheinlich auch den Grund dar, warum der „russische Estragon“ in den meisten Gärtnereien angebaut wird. Er besitzt jedoch kaum Estragon-Aroma, was sich auf einen geringeren Gehalt an ätherischem Öl zurückführen lässt. Auch eine phytochemische Charakterisierung zeigt deutliche Unterschiede im Flavonoid-Fingerprint.

Estragon wird zur Aromatisierung von Essig und Senf verwendet und zum Würzen von eingelegten Gurken. Ansonsten benutzt man ihn zum Würzen von Geflügel, Reis oder gekochtem Fisch. Außerdem wird er bei der Herstellung der Sauce Béarnaise und in vielen anderen Saucen verwendet.

Geschichte

Estragon, in einigen Gebieten auch Bertram genannt, gilt als das einzige traditionelle deutsche Küchengewürz, das von den Römern noch nicht verwendet wurde. Die ältesten Hinweise über seine Verwendung als Gewürze stammen aus China, und zwar aus dem zweiten vorchristlichen Jahrtausend. Später würzten die Araber damit ihre Speisen. Ob sie den Estragon selbständig in Kultur nahmen oder ob sie ihn von den Chinesen übernahmen, ist nicht zu entscheiden.

Im nahen Osten wird er erstmals Mitte des 12. Jahrhunderts erwähnt, die erste Nachricht über den Estragon im Abendland gibt der Italiener Simon Genuensis zu Ende des 13. Jahrhunderts.

Etymologische Herkunft

Der Begriff Estragon stammt vom arabischen/persischen Wort tarhun/tarchun. Zur Zeit der Kreuzzüge kam der Begriff dann nach Europa; Im 13. Jahrhundert erschien das Wort im Mittellateinischen vorerst in medizinischen Texten in der Abwandlung tarcon, woraus sich seit 1592 das spanische taragona bildete. Weitere Nennungen gibt es im Ungarischen (tárkony), Sizilianischen (straguni), im Neapolitanischen (stregoni) und im Venezianischen (erba stragon). Im Französischen bildete sich ab 1564 estragon, im Spanischen ab 1762 estragón.

Estragon in der Pflanzenheilkunde

Da eine medizinische Wirksamkeit nicht belegt ist und auf Grund der Risiken durch das enthaltene Estragol, kann eine therapeutische Anwendung von Estragon nicht vertreten werden.

Estragon wirkt verdauungs- und gallenflussfördernd sowie harntreibend und enthält viel Kalium. Im Vergleich beider Varietäten zeigt sich beim russischen Estragon ein etwa 4-5 mal höherer Natriumanteil. Es wurde als Heilpflanze bei Wassersucht, Nierenträgheit, bei Appetitlosigkeit, Magenschwäche und Blähungen gebraucht. Er galt sogar einst als ein Heilmittel, das vor Schlangenbissen schützen sollte. Als Hausmittel lindert Estragonöl Rheuma und Muskelkrämpfe.

Inhaltsstoffe: Ätherisches Öl (Estragol, Phellandren, Ocimen), Flavonoide, Gerbstoffe und Bitterstoffe.

Vermehrung: Durch Wurzelteilung im Frühjahr. Im Sommer Ableger nehmen.

Wikipedia

Cuma, Ağustos 08, 2008

8. August Weltkatzentag-8 Agustos Dünya Kediler Günü


Am 8. August ist Weltkatzentag – kein Freudentag für die zahllosen Streunerkatzen. Eine wichtige Ursache für ihre unkontrollierte Vermehrung sind freilaufende, unkastrierte Hauskatzen. Die Tierschutzorganisation VIER PFOTEN appelliert an alle Katzenhalter, ihre Tiere rechtzeitig kastrieren zu lassen.

Stuttgart - Sie bezaubern den Menschen von jeher. In deutschen Haushalten leben heute acht Millionen Katzen. Eine geschätzte Zahl, denn die freiheitsliebenden Tiere lassen sich behördlich kaum erfassen. Anlässlich des Weltkatzentags am Freitag ein Besuch bei Samtpfoten und ihren Haltern.

8 Agustos Dünya Kediler Günü. Kediler Günü de olur mu? demeyin! Olmus iste.
Kediler Günü dolayisi ile, uzmanlar evlerimizde besledigimiz kedilerimizi zamaninda kisirlastirmamiz gerektigini belirtiyorlar.
Dolayisi ile Kedilerimizi, muhtemelen yakalanacaklari hastaliklardan korumus olacagiz.
Ayrica Kedilerimizin cogalmasini da kontrol altinda tutabilecegiz.

Yukarida fotografini gördügünüz kedilerim,
Assy ve Punky`yi
kendi web sayfalarinda buradan ziyaret edebilirsiniz...

Cumartesi, Temmuz 26, 2008

Ceyhan Teprec`i TRT Ekranlarinda...



Sevgili dostlar, 11 Mayis 2008 de düzenlenmis olan 5. Ceyhan Tebrec`i
2 Agustos`ta TRT ekranlarinda.
Ayrintili bilgi
Tatariz.biz Sitesinde... Mutlaka izlemenizi öneririm.

PS: Daha iyi görüntü icin fotografin üzerine tiklayiniz...

Salı, Temmuz 22, 2008

1.Dogum Günüm.



PS: Daha iyi görüntü icin fotografin üzerine tiklayiniz...

Dantel Masa Örtüsü kenari.


Uzun bir zaman olmustu bu masa örtüsünü öreli. Uygun bir kumas bulup islemi tamamlamistim.
Nihayet bahcedeki masanin üzerinde yerini aldi ve kullanmak nasip oldu...

Perşembe, Mayıs 29, 2008

Ich hab' mein Herz in Heidelberg verloren


Es war an einem Abend,
Als ich kaum 20 Jahr'.
Da küßt' ich rote Lippen
Und gold'nes, blondes Haar.
Die Nacht war blau und selig,
Der Neckar silberklar,
Da wußte ich, da wußte ich,
Woran, woran ich war:

Ich hab' mein Herz in Heidelberg verloren,
In einer lauen Sommernacht.
Ich war verliebt bis über beide Ohren
Und wie ein Röslein hat ihr Mund gelacht.
Und als wir Abschied nahmen vor den Toren
Beim letzten Kuß, da hab ich's klar erkannt:
Daß ich mein Herz in Heidelberg verloren.
Mein Herz, es schlägt am Neckarstrand.

2. Und wieder blüht wie damals
Am Neckarstrand der Wein,
Die Jahre sind vergangen,
Und ich bin ganz allein.
Und fragt ihr den Gesellen,
Warum er keine nahm,
Dann sag ich euch, dann sag ich euch,
Ihr Freunde, wie es kam.
Ich hab' mein Herz . . . . .

3. Was ist aus dir geworden,
Seitdem ich dich verließ,
Alt-Heidelberg, du Feine,
Du deutsches Paradies?
Ich bin von dir gezogen,
Ließ Leichtsinn, Wein und Glück,
Und sehne mich, und sehne mich
Mein Leben lang zurück.
Ich hab' mein Herz . . . . . .


Ich hab' mein Herz in Heidelberg verloren

Kalbimi Heidelberg´te kaybettim...

Tercümesi aynen böyle sarkinin. Ve ben de Heidelberg´te kaybetmistim yillar yillaarrrr önce.
Sarki mükemmel, eger mp3 olarak ekleyebilirsem bu daha da harika olacak. Bu sarkiyi buradan indirebilir ve dinleyebilirsiniz.

Kisa bir tatil ve biz yine Heidelberg´te olacagiz...


Heidelberg Baden Württemberg Eyaletine bagli bir Üniversite sehri. Yasamimizin büyük bölümünü o bölgede gecirdigimiz icin asinayiz oralara.