Google
 

Perşembe, Nisan 23, 2009

Pazartesi, Mart 16, 2009

Dut Fidanlari ve Islatilip Postaya verilen Biber Tohumlari.

Asi ve Dut fidani


Uzun zamandir yazmak istiyorum. Artik kis uykusundan uyanip, silkinip kalkmak gerektigini düsünüyorum. Bu yil kisi baya sakin gecirdik, ne baga ne bahceye ugramadik diyebilirim. Zaten sonbaharda tüm bakim islerini bitirip öyle dönmüstük.
Simdilerde biber fidelerimiz dört yaprak oldular.
kagit pecete icine islatip yolladigi biber tohumlari var ki cok ilginc. Posta ile ta Bursa`dan gelinceye kadar yolda cimlenmis. Toprakla bulustugu gibi önceki fidelere nerdeyse yetistiler.
Dut fidanlarini kendi elleriyle asilamisti. Güzelce köklerini de tras etmis ve özel ambalaj icinde Yilbasi tatilinden dönen akrabasi ile Avusturya üzerinden posta ile bize ulastirdi.

dut fidani 2009

Kisin ortasinda saksiya diktigimiz asili dut fidanlarimiz sicak odada cam önünde yaprak vermeye baslamasin mi! Birde ne görelim üzerinde mini mini dutlar da var.
Tabi hemen irtibata gectik ve kendisinin talimatiyla fidanin güzelce meyvelerini kestik. Bakalim kismetse Paskalya tatilinden yararlanip hem kisa bir tatil yapacagiz. Hem de Dut fidanlarini bahceye dikecegiz.
Kendisine bu güzel dostluktan ve yardimlasmadan dolayi buradan tesekkür ediyorum. Insallah gelismeleri buradan ilgiyle takip edecegiz.

Çarşamba, Ocak 07, 2009

Stuttgart Marktplaz 2008

Stuttgart Marktplaz 2008 900-675

Buralar daha iki hafta önce rengarenk isiklarla civil civil insanlarla doluydu. Bir Noel Pazarini yine geride biraktik. Artik haftanin belirli günlerinde sebze ve ciceklerin yer alacagi pazarlar kurulacak bu meydanda...

Salı, Ocak 06, 2009

Penceremde Kar.

Photobucket

Noel tatilinde kar yagmasini bekledik. Hani cam agaclarina cok yakisir ya Noelde kar. Olmadi, yagmadi derken, tam da tatil bitecek kar yagdi, son iki günü karli geciriyoruz.
Dün baslayan kar bahceleri yollari karla doldurdu. Hava da soguk, kar kalkacaga benzemiyor.
Assy ve Punky`yi camadan disari salalim karin keyfini cikarsinlar dedik. Yaramaz oglum atladi karlara. Assy kizim tedbirli camdan bakmakla yetindi. Punky patileri üsüdügünden eve nereden gelebilecegini sasirdi. Benim seslenmemle kendini dar atti pencereye. Allah disarida yasayan tüm canlilarin yardimcisi olsun. Bu soguk günlerde onlari da düsünelim ve mutlaka yardimci olalim...

Perşembe, Ocak 01, 2009

Yeniyil...


Mutlu yarınlar, mutlu yıllar...

Frohe Weihnachten und ein gutes neues Jahr.

Pazartesi, Aralık 08, 2008

Kansız, kurbansız bayramlar...



Kansız, kurbansız, şiddetten uzak, kendi türümüz, diğer canlı türleri ve doğa ile barışık, sağlıklı ve mutlu bayramlar...

Pazar, Kasım 30, 2008

Atatürk çiçeği-Euphorbia pulcherrima



Der Weihnachtsstern stammt aus dem heißen Mexiko bzw. Mittelamerika. Dort wird die Pflanze bis zu 3 Meter hoch und gilt als Zierde der tropischen Gärten. Durch Züchtung sind kleinwüchsige Formen des Weihnachtssterns entstanden, die heute als Zimmerpflanzen sehr beliebt sind. Seinen Zweitnamen Poinsettie erhielt er nach seinem Entdecker, dem amerikanischen Diplomaten Joel Poinsett.

Anavatanı Meksikadır. Noel ve yılbaşı zamanlarında Amerika’da en aranan çiçektir. Resimde gördüğünüz kırmızı yerler de normal yapraklardır. Çiçekleri küçük ve önemsizdir. Çiçeklere yakın yapraklar çok canlı kırmızı renkte olur. İnsanlar çiçeğe yakın yapraklarının beyaz, pembe, sarı gibi renkte olan türlerini de üretmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Meksika’daki ilk büyükelçisi Joel Roberts Poinsett, 1825’te bu güzel bitkiyi ABD’de tanıttıktan sonra bitkinin adı “poinsettia” olmuş.
Bizde de bu ismiyle tanınacaktı ama yurdumuza ilk getirlidiğinde Atatürk bir serada görmüş ve çok ilgi göstermiş. Bunun üzerine adı bizim ülkemizde “Atatürk Çiçeği” olmuş.

Euphorbia Pulcherrima - Atatürk Çiçeği

Adı: Euphorbia Pulcherrima
Türkçe Adı: Atatürk Çiçeği
Vatanı: Meksika
Tanımı: Yaprakları uzun saplı, büyük, sivri uçlu, kenarları düz veya lop'lu; çiçekleri çok küçük sarı renkli ve gösterişsizdir.

Yetişme İstekleri:

Sıcaklık: Asıl çiçeklenme döneminden önce 15 - 20 derece, çiçeklenme döneminde 13-16 derece, çiçeklenme döneminden sonra 10-12 dereceye gereksinme gösterir. Çiçekli iken 13 derecenin altına düşmemelidir.

Orantılı Nem: Yüksek orantılı nem (% 70-75) ister.

Işık: Yazın aydınlık yarı gölge yerleri sever. Yaprakların renklenmesi için Eylül'den itibaren yoğun ışık ister.Kışın çiçeklenme döneminde çok aydınlık yerlerde bulundurulmalıdır. Bitki doğrudan güneş ışığından korunmalıdır.

Saksı Harcı: Hacim olarak 3 kısım turba, 3 kısım yaprak çürüntüsü, 2 kısım tınlı toprak, 2 kısım yanmış ahır gübresi, 3 kısım kum ve 2 kısım perlitin karışımıylaelde edilen harç da kullanılabilir.

Üretim Tekniği: Üretimi çelik ile yapılır. Çelikleri genç sürgünlerden 7,5-10 cm. uzunluğunda olmak üzere tepe çeliği tarzında ve Nisan - Mayıs aylarında alınır. Ancak bu çeliklerden yetişen bitkiler yıl sonunda 15-20 cm. uzunlukta olurlar. Eğer daha bodur bitkiler isteniyorsa çelikler Ağustos ayında alınmaldır. Alınan çelikler, özsuyun akmaması için odun kömürü tozuna batırılarak, hacim olarak eşit miktarlarda turba ve kum karışımına dikilirler. Ortam sıcaklığı 18-21 derece olmalıdır.

Pazartesi, Kasım 03, 2008

Nalia. Ambar.



Icinde bugday, misir gibi tahillarin saklandigi dört ayak üstüne yapilmis ahsap yapi, ambar.
Komsumuza ait olan Nalya`nin fotografini yillar önce cekmistim. Iyi ki de cekmisim. Bu yapi artik yok. Eger bizim arsamizda bize ait olsaydi asla bozdurmazdim.

Pazar, Kasım 02, 2008

Punky`nin en güvenli siginagi.


Havalarin da sogumasiyla gectigimiz haftalarda bahce sezonunu noktaladik. Orada kaldigimiz son hafta artik soba yakmayada baslamistik.
Kediler genelde sicagi cok severler. Hatta üzerlerinde tasidiklari kürke ragmen cok üsüyen yaratiklardir. Punky de bunlardan biri. Sicacik odada birde yatagi görünce kim yatip uyumak istemez? Fazla söze gerek var mi?

Pazartesi, Ekim 13, 2008

Kedi Anasi-Kedi Babasi. Punky ile tanismamiz...



Cocuklarim yetiskin olup birer birer evden ayrildiktan sonra, biz bir kari bir koca kaldik evde. O kalabalik oldugumuz günler hepsi geride kaldi.
Keske hic büyümeselermis, keske hep öyle kalsalarmis.
Doga kanunu tabi, bizde ailelerimizi zamani gelince birakmadik mi?
Evlenip yuva kurmadik mi? Cevabinizi duyar gibi oluyorum. Tabiki hepimiz ayni yollardan gectik.
Dolayisiyla ev baya bir sessizlesti. O esnada esimi uzun israrlarimla bir kedi almaya razi etmistim. Komsumuzunda yardimiyla birkac kedinin bulundugu bir barinaga gittik.
Kücük büyük siyah beyaz kedilerin arasindan Punky ile o gün orada karsilastik. Önce dikkatlice gözlerimiz birlesti, uzun uzun bakistik. Yukarida sepetinin icindeydi.
Sonra nasil oldugunu anlamadim biran kucagima sicradigini farkettim. Kollarimin icindeydi, sanki beni al diyordu.
Esime dedim: Bu kediyi aliyoruz. Kesinlikle o gün onu almak istedim ve aldim. Nerdeyse ikinci yilimizi sürüyoruz.
Ilk geldigi geceyi unutamam. Bütün gece dolasti hic uyumadi. Arada üstümüzden atladi, yanimiza yaklastiginda hafif hirlama sesleri geliyordu. Nedenini anlayamamistik.
Ertesi gün aldigimiz yere telefon ettim ve izah ederek nedenini sordum.
Telefonun ucundaki Bay Schweißer uzun bir kahkaha atti.
Nereden bilebilirdim ki o hirlamalarin ne anlama geldigini. Daha önce hic kedim olmamisti ki. Megerse bizden cok hoslamis. Hoslandigini belli ediyormus hirlayarak.
Iki yildir beraberiz. Bütün boslugumuzu doldurdu kedilerimiz.

Punky`nin ilk geldigi günkü fotagraflari icin buraya bakiniz.

Punky`den sonra Assy`yi aldik. Onu da sonra anlatirim, alis öykümüzü...

Anlayacaginiz iki kedimizle bir yasam, bir aile olusturduk. Onlarla cok mutluyuz. Onlarda bizimle olmaktan cok mutlu, biz nereye onlar oraya.

Yani biz Kedi anasi ve Kedi babasi olduk anlayacaginiz...

Salı, Ekim 07, 2008

Assy Lavaboda...


Suyla oynamak en zevk aldigi oyun. Assy bu, muslugada cikar küvete de girer...

Punky`nin Yatak Keyfi.


Bugünlerde yatak odaya girme yasagi var. Yatagin üzerinde keyf yaptigi saatlerden bir fotograf. Sanirim düslüyordur orada yatmayi.

Cumartesi, Ekim 04, 2008

4 Ekim "Dünya Hayvan Hakları Günü

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi metni, Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından 21-23 Eylül 1977 tarihinde Londra'da hayvan hakları konusunda yapılan üçüncü uluslararası toplantıda kabul edildi. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ise, Paris'te UNESCO Sarayında 15 Ekim 1978 tarihinde törenle ilan edildi.
- Tüm hayvanlar eşit doğar ve eşit yaşama hakkına sahiptirler
- Tüm hayvanların saygı görme hakkı vardır. Bir tür hayvan olan insan, diğer hayvanları yok edemez. Hayvanları kendi çıkarı için karşılıksız kullanamaz.
- Hiçbir hayvana kötü ve zalimce davranılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu ise bu, bir anda ve acı çektirilmeden yapılmalıdır.
- Vahşi hayvanlar kendi doğal çevrelerinde yaşama ve çoğalma hakkına sahiptir. Eğitim amacıyla bile olsa vahşi hayvanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılamaz.
- Evcil hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve özgürlük içinde yaşama hakkına sahiptir. İnsanların kendi çıkarları için evcil hayvanların yaşama koşullarında yapacakları her türlü değişiklik, haklara aykırıdır.
- Evcil hayvanlar, doğal yaşama sürelerine uygun uzunlukta yaşama hakkına sahiptir.
- Tüm çalışan hayvanlar (at, eşek.) iş süresinin sınırlandırılması, işin daha az yorucu olması, güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
- Hayvanlara fiziksel ya da psikolojik acı çektiren deney yapmak, hayvan haklarına aykırıdır.
- Beslenmek için bakılan hayvanlar barındırılmalı, taşınmalı ve ölümleri de korkutmadan ve acı çektirmeden olmalıdır.
- Hayvanlar, insanlar tarafından eğlence amaçlı kullanılamazlar. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlarla gösteri yapılması, hayvan onuruna aykırıdır.
- Zorunlu olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi, yaşama karşı işlenmiş bir suçtur.
- Çok sayıda vahşi hayvanın öldürülmesine neden olan safariler ve av partileri, hayvanlara karşı yapılmış bir soykırımdır. Doğal çevrenin kirletilmesi, yıkılıp yok edilmesi de soykırıma eşdeğerde alçakça bir davranıştır.
- Hayvanların ölüsüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanların öldürüldüğü şiddet sahneleri, sinemalarda ve televizyonlarda yasaklanmalıdır.Ama hayvanlara yapılan saldırıları kınamak amacında olan filmlerde bu sınırlama yoktur.
- Hayvanları koruma kuruluşları, devlet katında temsil edilmelidir. Hayvan hakları da, insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.